Bismillahirrahmanirrahim
ESKİ HAC:
Allah’a şükürler olsun ki bu mekanı insanlar için güven ve toplanma mekanı kıldı ve burayı insanlar için dikilen ilk ev konumuna getirdi.
Allah Taala buyuruyor ki:
Doğrusu Allah Taala burayı insanlar için ilk ev kıldı..
Bu kutlu özellikle Allah cc. Kendi eski ve hür evini kurdu ve bu kutsal mekandan peygamberlerin efendisi ve Enbiyanın seçilmişi Hz. Muhammed sav.i meb’us kıldı.
Bizlerin ve tüm Müslümanların vazifesi bu kutsal beldelerde ve tüm mekanlarda birbirimizin hayrını istemek ve insanları Allah’a davet etmektir.
Burada, bu kutsal mekanda tüm Müslümanları Muhammedi hakikati idrak etmeye ve ona sarılmaya davet ediyoruz.
Resulullah efendimiz Hz. Muhammed sav. Hak ve hidayet dinini bizlere getirdi ve onu tüm ilahi dinlerden üstün kıldı müşrikler istemeseler de.
Allah Resulü Allah’a kalpten kulluk etmeye, ona şirk koşmamaya, Allah’ı zatında, yaratıcılığında ve rablığında, sıfatlarında eşsiz ve tek bilmeye davet etti bizleri. O’dur tek ve eşsiz. Müslümanlar tevhid hakikatini idrak etmeli, ona ibadet etmeli, Allah Taala’nın sağlam ipine sarılmalı, Allah’ın kitabı ve onun Resulünün sünnetine uymalıdırlar. Eğer saadet ve vahdet istiyorsak, Kur’anı Kerim ve ıtrat’tan başka hiçbir şey bizi vahdete ulaştıramaz. Kur’anı Kerim ve Resulün Ehl-i Beyt’i etrafında birleşmeli ve Allah Taala’dan kendi dinine yardım etmesini ve Tevhid inancını daha da yüce kılmasını temenni etmeliyiz.
Miladi Kasım 1937 yılına tekabül eden Hicr-i Kameri 1365 yılının Zilhicce ayında Mısır’da bir sinema şirketi Hacc merasimi ve kutsal mekanlardan film ve görüntü almaları için Hicaza bir sanat grubu gönderir. Özel sinema ses ekibi gemiye binerler. Geminin adı Kevser gemisiydi. Gemi denizlerin dalgalarını yararak Kutsal mekanlara, Beyt’ullah’ıl Harama doğru ilerlemekte.
Kevser Yonbo ve Rabog limanına ulaşır. Cohfe mikat merkezinde hacı adayları ihrama girerler… Allahu Ekber…
Artık kutsal beldeler gözlerimizin önünde belirmiştir. Burası Cidde’dir. Birkaç saat sonra ise Mekket’ul Mükerreme'deyiz.
Cidde limanı Hicaz kralının emri üzerine tesis edilmiş yeni bir limandır.
Tüccar Caddesi:
Cidde’nin en önemli çarşısı kuzeyden güneye uzanan bu cadde boyunda yer almıştır. Cidde önemli bir ticaret merkezidir ve buradan ithal mallar tüm Hicaz şehirlerine gönderiliyor. Hac mevsimi ise bu piyasanın en işlek dönemidir.
Cidde Meskenleri:
Görüldüğü gibi bu meskenler oldukça görkemli ve büyüktür ve mimari açıdan eski Mısır mimarisi uyarıncadır. Şehirde çok sayıda yeni kuruluşlar oluşmuştur. Bu binalardan biri Mısır devlet gemicilik şirketine ait olan “Mısır Oteli”dir. Hacılar Cidde şehri dervazesinden dışarı çıkarak şehrin yanındaki geniş ovadan Mekke-i Mükerreme’ye doğru yola koyulurlar. Yorgunluk ve bıkkınlık hissetmeksizin… “Lebbeyk” demekteler… Allah zikirleri eşiğinde ve haccın maneviyatından ilham alarak Beyt'ullah’a doğru hareket etmekteler… Tevbe ve bağışlanma mekanına doğru…
Film çekim ekibi şevk ve ciddiyetle Mekke’ye doğru ilerlemekteler.
Uğradığımız ilk mekanda hacılar istirahat etmekte ve namaz kılmaktalar…
Kafileler artık Mekke’ye oldukça yakınlaşmışlardır. Hacı adayları Mekke'nin dilrüba esintisini hissetmekteler… bir an evvel oraya varmak için yürekleri hoplamakta…
Film ekibi kazasız belasız Mekke’ye, vahiy beldesine ulaşıyor. Selam olsun Allah resulüne ve selam olsun İslam nurunun doğuş merkezine…
Beyt’ullah’ıl Haram:
“Şüphe yok ki ilk kurulan ev, Mekke'deki evdir. Kutludur ve âlemlere doğru yolu gösterir. Oradadır apaçık deliller ve İbrahîm'in makamı ve kim oraya girerse emin olur.”
Hacılar 7 kez Kabe’nin çevresinde tavaf etmekteler ve bu amel Haccın farz amellerinin ilkidir. Ardından İbrahim’in makamında iki rek’at tavaf namazı kılmaktalar.
Ardından bu büyükçe binaya girer ve zemzem suyundan içerler. İsmail as.ın ayağı altından kaynayarak fışkıran çeşmenin suyundan. Tüm Müslümanlar bu sudan içmek ve teberrük etmek arzusundalar. Bu çeşme suyundan ilahi peygamberler ve hatta değerli peygamberimiz Hz. Muhammed sav.in içmesi onun önemini göstermekte.
Kutsal Hacer’ul Esved’den görüntü almamız için altın bir fırsat ortaya çıktı. Her bir tavafın başlangıç alametidir burası. İnsanların burayı öpmek için izdiham yaratmaksızın ve kargaşa çıkarmaksızın rahatça görüntü alıyoruz.
Arabistan kralı, Bahreyn emiri, Arabistan’ın önde gelen liderleri Kabe etrafında tavaf halindeler. Bu da Hac merasiminden önce Kâbe’nin gül suyuyla yıkanması ve Perdesinin değiştirilmesi merasimidir. Bu perde bir yıl önce Arefe öncesi Kâbe’ye çekilmişti..
Kâbe sorumluları Kral’ın Kâbe’ye girmesine yardımcı oluyorlar. Arabistan Kralı özel olarak hazırlanmış en nefis gül suyuyla Kâbe’yi yıkamaktadır.
Kâbe’nin yıkanması işlemi son bulmuştur. Kabe’nin tavafını ve tavaf namazını tamamlayarak Safa ile Merve arasında Sa'y yapmaya hazırlanan hacıların yanına geri döneriz.
SAFA:
Safa Ebi Kubeys dağı tarafında yer alan bir tepenin adıdır. Merdivenler bizi o tepeye ulaştırır ve Sa’y ameline oradan başlarız. Hacılar Safa ile Merve arasında Sa’y ederler. Zikir, dua, yakarış sesleri semaya yükselmekte. Özel bir huşu ve huzu içindeler Sağlıklı olanlar, hasta ve güçsüzleri sırtlarında taşıyarak her kesin haccının tamamlanmasına katkıda bulunuyorlar.
MERVE:
Merve’de Safa gibidir “Kıynuka” dağı tarafında yer alan bir tepenin adıdır Merve. Safa’dan başlayan Sa'y Merve’de tamamlanıyor ve hacılar Taksirde bulunarak ihramdan çıkarlar.
Teviye günü, Zilhicce’nin 8.günü veya 9. gününün sabahı tüm hacılar tekrar ihrama bürünerek Hacc-ı Ekber’i yerine getirmek için Arafat’a giderler.
Hacılar genelde Mekke ile Arafat arasındaki mesafeyi develerin sırtında kat ederler. Bu ise onlar için daha ucuza tamam olduğu gibi Allah’ın rızası gözetilerek daha fazla meşakkat’e sebep olmakta.
Artık Arafat’tayız. Çevresi dağlarla sarılı bir vadi, her türlü bayındırlık ve sudan yoksun bir bölgedir burası. Fakat eşine hiçbir yerde rastlanılmayan bir kutsallık ve manevi ortam egemendir.
Allah’ım! Sen yüce ve temizsin! Kulların uzak ve yakın bölgelerden senin emrine itaat etmek için bu mekanda bir araya gelmişlerdir, sade ve gösterişsiz giysiler içinde, ağlamaktalar, artık burada zenginle fakir, kralla hakir arasında hiçbir fark yoktur.
Böyle bir ortamda insanlar mahşer çölünü hatırlamakta. O çetin günde ne servet ve mal insana yardımcı olacak ve ne de evlatlar, insanların amelleri ve kalbi selimi sadece onlara yardımcı olacaktır.
Arabistan güvenlik görevlileri hacıların güvenliği, rahatlığı için kendi üst komutanlarından gerekli direktifleri almışlardır. Onlar da ihram içindeler ve hac amelini yerine getirmekle meşguller. Onların polis olduklarını sadece karşılarına koydukları silahlarından anlamak mümkün.
Bu mübarek günün son bulması ardından güneş batımı esnasında tüm hacılar hep birlikte Meş’ar’ul Haram’a doğru yola koyulurlar. Bu kez Meş’ar’ul Haram’da Allah’ı zikretmek istemekteler, Şeytanı taşlamak amacıyla küçük çakıl taşlar toplarlar ve bu taşlarla Mine’de büyük şeytanı taşlarlar. Kurban kestikten ve başlarını tıraş ettikten sonra ihramdan çıkarlar ve ardından tekrar Mekke-i Mükerreme’ye doğru hareket ederek Kâbe etrafında 7 defa tavaf’ta bulunurlar.
Mescid’ul Haram hizmetçileri Kâbe’nin geçen yılki perdesini çıkarmakta ve yeni perdeyi giydirmekle meşguller. Tavaf’ın son bulmasından ve İbrahim makamının hemen arka kısmında tavaf namazının kılınmasından sonra hacılar tekrar Safa ile Merve arasında yedi kez Sa’y ederler.
Aynı gün hacılar Eyyam_ı Teşrig’in kalmış amellerini tamamlamak için Mina’ya dönerler. Yeniden Mina’da beytute ederler.
Mina’nın genişçe caddesi Teşrig günlerinin tümünde hacılarla dolup taşmakta ve hacılar Cemereleri taşlamaya gitmekteler.
Her yıl böyle bir günde yani Teşrig günlerinin ikincisinde büyük bayram günlerinde Arabistan kralı eskiden devam eden bir gelenek uyarınca Mine’de kendi sarayında hacıları ağırlar ve onların hac amellerini tebrikte bulunur.
Bir çokları kralı huzuruna çıkmayı başarır. Bu cümleden Mısır hacıları başkanı ve El Ezher üniversitesi öğrencilerinden bir grup. Bu törenin ardından Arabistan ordusu askeri geçit töreninde bulunur. Kral tüm bu töreni ayakta karşılar. Bahreyn emiri, Mısır hacılar başkanı ve Arabistan ordusu komutanlarından kalabalık bir grup, Arabistanlı ve öteki İslam ülkelerinden şahsiyetler bu törene katılırlar.
Suudlu yetkililer Mısır hacılar başkanı ve öteki yetkilileri sarayın girişinde karşılarlar. Kral bu grubun başkanı seyyid Muhammed’i karşılar.
Bu kabulde Suudi kralı konuklara hoş geldin der.
Tören sonrası da kralı aynı yakınlık ve sıcaklıkla onları uğurlar
Arafat’ın batı girişinde yer alan bu cami “Nemre Camii” veya Arefe camiidir. Caminin yarısı harem alanında yer alırken doğu yarımı Harem bölgesinin dışında yer almıştır.
Burası Arafat’tır. Oldukça geniş, kurak, susuz bir çöl ve tüm hacılar burada eşit şartlarda bir araya geliyorlar. Çıplak ve yalın ayaklarla, Allah Talanın katında tam bir huzu ve hûşu içinde, muhtaç olduklarının şuuruna vararak Allah’ın katından rahmet, mağfiret, bağışlanma ve sevap dilenmekteler ve tüm bunları Allah Taala kendi evini ziyaret edip de ilahi şiar ve değerleri ihya edenlere, Allah’ın çağrısına Lebbeyk diyenlere vaat etmiştir.
Hacc bunlara ilave olarak namaza özel vurgu yapmakta, aynı anda, aynı mekanda ve tek şart altında belli bir farzı yerine getirmek için bir araya toplanan Müslümanlar arasındaki ilişkileri düzene sokmakta ve güçlendirmekte. Burada Müslümanlara Allah katına takarrub etmekte, onun azamet ve yüceliğini anmakta ve tek renkli bu ibadetin tevhidin,, safların pekişmesi ve birliğin sırrı olduğunun şuurundalar.
Karşımızda dikili olan bu dağ Cebel’ur Rahme dağıdır. Onun eteğinde “Mescid’i Sohre” adında bir cami bulunuyor ve bu caminin yanında ise Resulullah efendimiz sav.in üzerine çıkarak Müslümanlara hitaben konuşma yaptığı bir taş bulunuyor.
Medine:
Hacılar Mekke’den Medine’ye doğru hareket ederler. Resulullah’ın şehrine…Allah’ın selam ve rahmeti onun üzerine olsun.
Medine-i Münevvere :
Allah yolunda cihad şehridir, Allah habibi’nin, Pak hanedanı ve değerli sahabesinin, şehitler ve sıddıkların ebedi istirahatgâhının yer aldığı şehirdir.
Bab’ul Anberiye:
Medine-i Münevvere’ye giriş kapılarından biridir.
Medine’deki Sultan Abdul Hamid camii
Resulullah efendimiz Hz. Muhammed sav.in amcası Hz. Hamza'nın ve Uhud şehitlerinin mezarı
Uhud Dağı:
Hicret’in üçüncü yılında vuku bulan Uhud hadisesinin gerçekleştiği ve Hz. Hamza’nın şehid edildiği dağ
Feth Camii:
Resulullah Efendimiz sav. Döneminde inşa edilen camilerden biri Medine’nin kuzeyinde yer alan bu cami Handek savaşı bölgesinde bir tepenin üzerinde yer almıştır.x
Kıbleteyn Camii:
Bu caminin iki mihrabı bulunuyor. Biri Kâbe’ye doğru ve diğeri kuzey ve Beyt’ul Mukaddes’e doğru. Rivayet olunduğu üzeri Resulullah Efendimiz sav. Bu camide Beyt’ul Mukaddes’e doğru namaz kıldığı bir sırada Allah Taala’nın emri üzerine Kâbe’ye doğru yöneldi ve ondan sonra Müslümanları kıblesi Kâbe oldu.
Medine dışında Urve camii ve bağı.
Gamame Camii:
Resulullah Efendimiz sav. Ramazan ve Kurban bayramı namazlarını bu camide kılarlardı.
Zarga Çeşmesi:
Medine halkının bu çeşmeden su içtikleri rivayet edilmiştir
Qoba Camii:
İslam tarihinde kurulan ilk camidir. Resulullah Efendimiz sav. Medine’ye ilk girişi ardından bu camiyi diktirdi ve Kur’anı Kerimde bu camiden Takva üzere kurulmuş cami olarak söz edilmiştir.
Qoba Camiinde Devenin konakladığı Mekan:
Burası Resulullah efendimiz sav.in Mekke’den Medine’ye hicreti sırasında ilk konakladığı mekandır
Qoba Camii Mihrabı:
Caminin duvarının son bölümünde başka bir mihrab daha bulunuyor.
Medine ve Mescid’un Nebi’ye varan Cadde:
Medine Çarşısı:
Hacıların gelmesinden önce var olan çarşı ve hacıların gelmesinden sonra kurulan çarşı
Bab’us Selam:
Mescid’un Nebevi’nin giriş kapılarından biri
Qubbet’ul Hazra:
Harem’i Resul’un pâk türbesinin üzerinde bulunan Mescid’un Nebinin yeşil kubbesi
Selam olsun sana Ey Hak Resulü, Ey Rahmet Peygamberi
Allah Taala’dan başka bir yaratıcı olmadığına, Muhammed’in onun kulu ve Resulü olduğuna tanıklık ederim
Allah’ın mesajını ilettiğine, ilahi emaneti yerine getirdiğine, ümmetin hayrını istediğine, Allah Taala uğruna cihada bulunduğuna tanıklık ederim.
Selam olsun sana Ya Resulullah sav.
|